HEMEN TIKLA ARA
0 212 233 09 99
ÜCRETSİZ WHATSAPP
BİLGİ HATTI

“That” kullanımı hakkında birkaç ipucu

İngilizce öğrenmek için İngilizce kursu aramayın! Kafa karıştıran reklamlara, pek çok kişinin aynı anda ders gördüğü dil merkezlerinin ‘En iyi İngilizce kursu’ ilanlarına kanmayın! Uzman eğitmenler eşliğinde özel ders almak, kurs sonunda akıcı bir şekilde İngilizce konuşup yazabilmek için SDM Dil Okulu/ SDM Language School, tam da aradığınız adres.

Samuel L. Jackson, John Travolta, Uma Thurman ve Bruce Willis’in rol aldığı, 1994 yılında çekilen “Pulp Fiction” filmi, silahlı bir soyguncunun hayat hikâyesini anlatır. Ana karakterlerden biri olan Jules Winnfield aslında beğenmediği ve istemediği bir suç dünyasının içinde büyümüştür. Filmin sonlarına doğru Jules’in diğer iki suçluya, kötü hayatlarını değiştirmeleri için bir şans verdiğini izleriz:

-“The truth is, you’re the weak and I’m the tyranny of evil men. But I’m tryin’, Ringo. I’m tryin’ real hard to be the shepherd. Go.”
– “I think we should be leaving now.”
– “Yeah. That’s probably a good idea.”

Bu makalede, film repliğinde okuduğunuz İngilizce gramer kelimesinin anlamını keşfedeceğiz: The pronoun “that”. Bununla birlikte İngilizcede bu kelimenin nasıl kullanıldığına bakacağız. Amerikalıların (ve bu dili kullananların) “that” kelimesini ne kadar fazla ve farklı amaçlarla kullandıklarına şaşıracaksınız!

The word “that”

“That”, işaret zamirleri (demonstratives) olarak tanımlanan bir isim grubuna aittir. “Demonstratives”ler bazen zamir görevi görürler. Amerikan İngilizcesinde, konuşmacılar “that” sözcüğünü uzaktaki insanlar veya nesneleri tanımlamak için kullanırlar. Bununla birlikte “that” kelimesinin başka kullanımları da vardır.

Örneğin, İngilizce konuşanlar genellikle bir şey hakkında fikir vermek veya bir konuşmanın ana noktalarını tekrarlamak için “that” sözcüğünü kullanır.

Şimdi bu kullanımların her birine daha ayrıntılı bir şekilde bakalım:

  1. Evaluating an idea or situation – Bir fikrin veya durumun değerlendirilmesi

Konuşmacılar, genellikle, bir fikir veya durum hakkında görüş bildiren cümlelerde “that” sözcüğünü kullanırlar. Bunu that’s + an adjective ya da that’s + a noun phrase yapılarını kullanarak yaparlar.

1996 çekilen “Fargo” filmindeki diyalog bize ilk yapı hakkında güzel bir örnek verir:

– They announced it.”-
– “They announced it?” 
– “Yah.”
– “So?” 
– “Three-cent stamp.”
– “Your mallard?” 
– “Yah.” 
– “Oh, that’s terrific.”

“That’s terrific” ifadesi, that’s + an adjective kullanımına iyi bir örnektir. Burada “that” kelimesi, cümlede sunulan fikir veya durumu ifade eder; başka bir deyişle “the new stamp”ı açıklar. Sıfat olan “terrific” kelimesi ise konuşmacıya, pul hakkında olumlu ya da iyi bir fikir verir.

Konuşmacıların görüşlerini ifade etmek için kullandıkları çok sayıda sıfat vardır. Daha çok gençlerin kullandığı “that’s cool” ya da “that’s awesome,”  örnek olarak verilebilir.

İngilizler de the that’s + a noun clause yapısını, bir durum ya da fikir hakkında görüşlerini belirtmek için sıklıkla kullanırlar.

Şimdi bu makalenin en başında okuduğumuz diyaloga tekrar bakalım:

– “I think we should be leaving now.”
– “Yeah. That’s probably a good idea.”

Burada, “that” kelimesi, bir önceki cümleyi “I think we should be leaving now.” ifade eder. Konuşmacı bu noun phrase’ı kullanarak, kendi görüşünü “a good idea” diyerek bildirir. “Probably” kelimesi ise ifadesini güçlendirir.

  1. Summarizing the main point of earlier statements – Daha önceki ifadelerin ana noktasını özetlemek

Günlük konuşmalardaki ikinci ortak yapı that’s + a wh- clause yapıdır; wh- clause, anlaşıldığı üzere, w ve h kelimeleriyle başlayan kelime grubudur, why ya da what gibi.

Konuşmacılar, cümlelerindeki ilk ifadenin, temel noktasını belirtmek istediklerinde bu yapıyı kullanırlar.

Komedi filmi “Clerks”, bu yapının günlük dilde nasıl kullanıldığına dair iyi bir örneğe sahiptir. Bu diyalogda aktörler en iyi “Star Wars” filmi hakkında tartışırlar:

“Empire had the better ending. I mean, Luke gets his hand cut off, finds out Vader’s his father, Han gets frozen and taken away by Boba Fett. It ends on such a down note. I mean, that’s what life is, a series of down endings.”

Konuşmacı film hakkındaki görüşlerini arka arkaya sıralar ve cümleleri, “that’s what life is – a series of down endings.” cümlesiyle bitirir. “That” sözcüğü, cümlede daha önce sunulan fikirleri temsil eder: “namely a series of bad events”. Umarım konuşmacıların hayat hakkındaki bu görüşlerine katılmazsınız!

What can you do?

“That” gibi zamirlerin kullanımlarını öğrenmek ve anlamak zor olabilir. Ancak, birkaç basit adımla ilerler ve örneklerle çalışırsanız başarılı olursunuz.

Örneğin bir filmi izlerken ya da İngilizce konuşulurken “that” kelimesine kulak kabartın ve nasıl kullanıldığına dikkat edin.

Kendinize şu soruları sorun: Do the speakers use it to give their opinion? Do they use it to summarize the conversation?

Daha sonra bir arkadaşınızla pratik yapmaya çalışın. Birbirinizle konuşurken “that” kelimesini kullanmaya çalışın.