İngilizce Türkçe hikâyeler

İngilizce Türkçe hikâyeler

Hikâye okumayı kim sevmez ki! Şu anda, aklınızda hangi hikâyeler var desek, herhalde ilk olarak “Kibritçi Kız”, “Yedi Cüce ve Pamuk Prenses”, “Kırmızı Başlıklı Kız”, muhtemelen “Keloğlan” ve “Küçük Prens” dersiniz.

İngilizce Türkçe hikâyeler için bazı öneriler

Hikâye okumayı kim sevmez ki! Şu anda, aklınızda hangi hikâyeler var desek, herhalde ilk olarak “Kibritçi Kız”, “Yedi Cüce ve Pamuk Prenses”, “Kırmızı Başlıklı Kız”, muhtemelen “Keloğlan” ve “Küçük Prens” dersiniz. (Elbette çok daha fazla kısa hikâye ya da masal hatırlayabilirsiniz.) Çocukluk güzel şey! Bu hikâyeler ne kadar çok anıyı da beraberinde getiriyor değil mi? Bu da insana keyif veriyor doğrusu… Fakat hepsi bu kadar değil… Hatırladığınız ya da hatırlayamadığınız hikâye ve masalların İngilizce öğrenenler için harika bir işlevi daha var: Okuma pratiğini artırmak!

Okuyarak öğrenmek

İngilizce eğitiminize başladığınızdan bu yana pek çok kez “reading” kelimesini duymuşsunuzdur. “Reading” önemli ve bir o kadar da işlevi yüksek bir kelimedir çünkü aslında “dil” ve “okumak” bir bütündür. (Henüz İngilizce eğitimi almıyorsanız seviyenizin ikinci yarısından itibaren öğretmeninizin ödev listesinin başında ‘reading’le tanışmanız muhtemeldir.) Bununla birlikte, okumak, – İngilizce ya da Türkçe-  genellikle ‘ödev’ tanımı içerisine sıkışmış, bir görev algısına dönüşmüştür. Ders kitaplarını okumak gibi! Oysa okumak son derece eğlenceli bir eylemdir. Üstelik bir masal ya da hikâyenin o düşsel dünyasına ortak olmak, çocuk ya da yetişkinler için büyük bir keyiftir. Çocukluğunuzu düşünsenize! Peter Pan’dan etkilenmeyen bir erkek çocuğu var mıdır ya da Robinson Crusoe’dan! Üstelik hikâyeler öğreticidir de! Tek yaptığınız eylem, koltuğunuza kurulup, Robinson Crusoe’nun maceralarına göz gezdirmektir ama bu arada, İngiltere’de yaşayan orta halli bir ailenin en küçük oğlu olan Robinson’un dünyayı gezme hayalleriyle çıktığı yolculukları ve bu sırada karşılaştığı olayları okursunuz. Diğer bir deyişle, onunla birlikte dünyayı gezmeye başlarsınız. Şimdi bunu bir de İngilizce Türkçe hikâyeler ile yaptığınızı hayal edin! Kim bilir Crusoe’nun yazarı Daniel Defoe size “gizli hazineler” hakkında neler neler fısıldayacaktır.

İngilizce Türkçe hikâyeler okumanın faydaları

Her şeyden önce şunu bilmeniz gerekir ki, İngilizce Türkçe hikâyeler yeni başlayanlar için dâhil olmak üzere tüm öğrenciler için uygun seviyelerde hazırlanmıştır. İngilizce eğitiminizde seviyeniz ilerledikçe kitaplığınızdaki yeni kitapların sayısı da artacaktır.

Hikâyelerde anlamını henüz öğrenmediğiniz pek çok kelime ya da deyim vardır. Bu çok normal… Bu kitapların yazılma amaçlarından biri de sizin kelime dağarcığınızı geliştirmektir. Kendinize bir kelime defteri edinebilir ve yeni öğrendiğiniz kelimeleri defterinize yazabilirsiniz. Böylece sadece on ya da on beş dakikalık bir sürede dahi yeni kelimeleri tekrar edebilir ve kısa sürede öğrenebilirsiniz.

İngilizce Türkçe hikâyeler okumak sadece kelime dağarcınızı değil gramer bilginizi de -üstelik siz hiç farkında olmadan- geliştirecektir. Hiçbirimiz Türkçe kitap ya da gazete okuduğumuzda cümlelerin gramer yapılarını incelemeyiz. Hatta bu aklımıza dahi gelmez! Ama bir arkadaşımızla konuşmaya başladığımızda tıpkı kitaptaki cümleler gibi, doğru kurallara sahip cümleler kurarız. Bunun temel nedeni sürekli okuyarak Türkçe kullanımını geliştirmemizdir. Tıpkı İngilizcede olduğu gibi… Ne kadar fazla İngilizce okursanız, dili kullanmanız o kadar çok gelişecektir. Üstelik keyif alarak…

Burada önemli bir konunun üzerinde durmakta fayda var: Okuduğu anlamak ya da anlamamak! Şurası bir gerçek ki, İngilizceye yeni başlayanlar için hikâyeler okumak pek de basit değildir. İlk birkaç cümlede zorlanmasa da hikâye ilerledikçe pek çok yeni kelime ve gramer yapısı ile karşılaşacak ve bu da okumayı yavaşlattığı gibi bir süre sonra sıkıcı olmaya başlayacaktır. (Fakat asla pes etmeyin!) İşte bu olumsuz motivasyonu önlemek için birkaç şey yapılabilir. Bunlardan ilki, hikâyeyi sesli olarak, hiçbir sözlüğe bakmadan direkt okumaktır. Bir ya da birkaç kez okuyabilirsiniz. Okurken karşınıza çıkan tanıdık kelimeler, az da olsa size hikâye hakkında bir fikir verecektir. Ve beşinci okuyuşunuzda hikâyeyi anladığınızı fark edeceksiniz! Evet, okumak işte böylesine büyülü bir eylemdir. İkinci olarak, okumaya karar verdiğiniz -biraz daha zor bir metinden söz edersek- hikâyeye başlamadan önce, kısa bir özetini okuyabilirsiniz. Bu da karşınızdaki kelimelerin size ne anlatmaya çalıştığını çok daha iyi kavramanıza yardımcı olacaktır. (Kesinlikle çok etkili bir yöntemdir.) Üçüncü olarak, hikâyeyi okuduktan sonra, bilmediğiniz kelimelere tekrar göz atabilir ve anlamlarını araştırabilirsiniz. Bu sizi yavaşlatsa da, mutlaka beş altı kelimeyi hızla öğrenmenizi sağlayacaktır. Bir son öneri de, İngilizce Türkçe hikâyeler gibi, karşılıklı yazılmış metinleri incelemektir. Böylece Türkçe bir ifadenin İngilizce karşılığını görme şansınız olacaktır.

Sonuç olarak, “reading” yararlı ve geliştirici bir eylemdir. Eğer Internet ortamında bir hikâye okumayı düşünüyorsanız seslendirilmiş kısa çocuk hikâyelerini asla es geçmeyin. Size önerimiz hemen bugün İngilizce Türkçe hikâyeler araştırmaya başlayın. Hatta kendinize bir okuma programı dahi hazırlayabilirsiniz. Böyle bir programın ardından İngilizcenizin ne kadar geliştiğine siz de fark edeceksiniz.

Keyifli okumalar!



 UA-62172274-1
Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?

Ücretsiz bilgi almanız için sizi arayalım!