HEMEN TIKLA ARA
0 212 233 09 99
ÜCRETSİZ WHATSAPP
BİLGİ HATTI

İngilizce fiiller

İngilizce öğrenmek için İngilizce kursu aramayın! Kafa karıştıran reklamlara, pek çok kişinin aynı anda ders gördüğü dil merkezlerinin ‘En iyi İngilizce kursu’ ilanlarına kanmayın! Uzman eğitmenler eşliğinde özel ders almak, kurs sonunda akıcı bir şekilde İngilizce konuşup yazabilmek için SDM Dil Okulu/ SDM Language School, tam da aradığınız adres.

 

 

Birçok İngilizce fiili film izleyerek öğrenebilirsiniz. Bu filmlerden biri, hatta en ünlüsü, 1972 yılında gösterime giren “The Godfather”dır. Film, bir tür suç örgütü ya da mafya olan Corleone Ailesini anlatır. Marlon Brando’nun canlandırdığı Don Corleone, ailenin lideridir. Daha çok “baba” unvanı ile tanınan Corleone filmde şöyle bir cümle kullanır:

 

“I’m gonna make him an offer he can’t refuse.” 

 

Bu makalede bu tür cümleler üzerinde duracağız. Unutmayın ki kurgusal bir film olan Corleone Ailesi’nin lideri bile size İngilizce gramer öğretebilir!

 

“Subjects”, “Verbs” ve “Objects”

Makalemize birkaç tanımla başlayabiliriz. Birçok İngilizce cümle bir nesne ve bir fiile sahiptir.

Örneğin “The man laughed” cümlesinde “The man” nesne,  “laughed” ise fiildir.

Bazı cümleler ise hem nesne hem özne hem de fiilden kurulur. Nesneler ve özneler genellikle isim ya da zamirdir.

 

Örneğin “She kicked the ball.”

“She”, özne olan zamirdir; nesne ise “the ball” kelimesidir.

 

Amerikan sinemasında bu tür cümlelere örnekler bulmak kolaydır. “A Few Good Men” adlı filmden şu cümlelere bakalım:

 

Colonel Nathan Jessep: You want answers?!

Lieutenant Dan Kaffee: I want the truth!

Colonel Jessep: You can’t handle the truth!

 

Bu cümlelerden her biri aynı fiil + nesne modelini takip eder.

Sizin de farkı ettiğiniz gibi her fiilin bir nesnesi vardır. Biz bu tür cümlelere “the direct object” diyoruz.

 

Şimdi iki nesneli cümleleri inceleyelim

 

İki nesneli fiiller:

Verb + Indirect Object + Direct Object

 

Birçok fiilin iki nesnesi vardır; direct object ya da indirect object.

İngilizcede make, bring, ya da take gibi yaygın olan fiillerin çoğu iki nesneli olarak kullanılır.

 

Şimdi Don Corleone’ın cümlesine geri dönelim:

I’m gonna make him an offer he can’t refuse.

 

“I’m gonna”, “I will” ile aynı anlama sahiptir. “Make” fiilinin iki nesnesi vardır: doğrudan nesne (direct object) olan “an offer that he can’t refuse,” ve dolaylı nesne (indirect object) olan “him”.

 

“He can’t refuse” bölümü ise cümlenin sıfat tümceciği ya da cümle içerisinde ismi niteleyen yan cümledir ve isim olan “an offer” kelimesinin anlamını değiştirir.

 

Unutmayın ki, doğrudan nesne fiilin eyleminden etkilenen şeydir ve dolaylı nesne de eylemi yapan kişiyi gösterir.

 

Bu temel gramer yapısı “Verb + Indirect Object + Direct Object” formundadır.

 

Diğer örnekler aşağıdaki gibi basit ifadeleri içerebilir:

He made me a promise.

Burada, fiil olan “made”, dolaylı nesne “me”, dolaysız nesne ise “a promise”  kelimesidir.