(0212) 233 09 99
×

Frankenstein ile İngilizce okuma pratiği

Dünyanın en popüler kurgu karakterlerinden biri olan Frankenstein bu ününün yanı sıra ilk bilim kurgu eseri ve ilk İngiliz korku romanı olarak da bilinmektedir. Bu korkunç adamın hikâyesi pek çok kez anlatıldı. Üstelik sadece kitaplarda değil! Dünyanın onunla tanıştığı ilk günden bugüne, sinema ve TV senaristlerinin esin kaynaklarından biri oldu ve olmaya devam ediyor. Bununla birlikte bu -aslında isimsiz- canavarın macerasını İngilizce okumak harika bir İngilizce reading pratiği olmaya aday! Üstelik Frankenstein’ı İngilizcenize göre farklı seviyelerde de okuyabilirsiniz tabii bugüne kadar filmini izlemediyseniz. Ya da, pek çok kez farklı versiyonlarla beyaz perdeye uyarlanan Frankenstein filmlerinden birini izleyerek İngilizce pratiği yapabilirsiniz.  Ama önce hep birlikte Frankenstein'ın  200’üncü doğum gününü kutlayalım.

Dünyanın en popüler kurgu karakterlerinden biri olan Frankenstein bu ününün yanı sıra ilk bilim kurgu eseri ve ilk İngiliz korku romanı olarak da bilinmektedir. Bu korkunç adamın hikâyesi pek çok kez anlatıldı. Üstelik sadece kitaplarda değil! Dünyanın onunla tanıştığı ilk günden bugüne, sinema ve TV senaristlerinin esin kaynaklarından biri oldu ve olmaya devam ediyor. Bununla birlikte bu -aslında isimsiz- canavarın macerasını İngilizce okumak harika bir İngilizce reading pratiği olmaya aday! Üstelik Frankenstein’ı İngilizcenize göre farklı seviyelerde de okuyabilirsiniz tabii bugüne kadar filmini izlemediyseniz. Ya da, pek çok kez farklı versiyonlarla beyaz perdeye uyarlanan Frankenstein filmlerinden birini izleyerek İngilizce pratiği yapabilirsiniz.  Ama önce hep birlikte Frankenstein’ın  200’üncü doğum gününü kutlayalım.

 

“It’s alive! It’s alive! It’s alive!”

Mary Shelley tarafından yazılan Frankenstein, 2018’de 200. yaşına girdi! İşte bu müthiş! Frankenstein’ın 200. yaşını kutlamak için Morgan Library & Museum, yazar ve kitap hakkında özel bir sergi düzenledi. Sergi, Ocak ayının sonuna kadar devam edecek. Kütüphanenin yöneticilerinden John Bidwell, kitabın yayımlanmasından iki asır sonra dahi neden popüler olduğunu şu cümlelerle açıklıyor:

“Herkes Frankenstein’ın dünya edebiyatının klasikleri arasında olduğu konusunda hemfikirdir. Bununla birlikte diğer klasiklerden farklı olarak  Frankenstein, birçok değişik şekilde yorumlanabiliyor,  uyarlanabiliyor, kısaltılabiliyor ya da parodi olarak sahnelenebiliyor. Kısacası Frankenstein sınırsızca uyarlanabilme özelliğine sahip bir karakterdir. İşte bu yüzden 200 yıldır bu kadar güçlü ve başarılı bir kariyeri var.”

Bu başarının bir nedeni de, Doktor Frankenstein ve onun yaratığı canavarın, sayısız şov, çizgi roman ve hatta komedide yaşıyor olması… Mary Shelley’nin klasiği, tüm zamanların en ünlü korku hikâyelerinden birisi olma özelliğini koruyor.

Müzenin yöneticisi olan Colin Bailey, Frankenstein’ın temalarının günümüzde de 1818’deki kadar önemli olduğunu söylüyor ve ekliyor: ““… Bu, bilimden, ölümden, ahlaktan, şefkatten, şiddetten ve kötülükten bahseden bir hikâye… Bu temalar günümüzde hala mevcut.” Bailey, Frankenstein’ın filmini izlemeden önce kitabı okumanızı öneriyor.

 

Shelley’in romanı

Shelley romanı yazdığında henüz 18 yaşındaydı ve kurgu, trajik bir şekilde kendi yaşamıyla ilgiliydi.

“Annesi, doğumundan 10 gün sonra öldü. Annesiz bir çocuk olmanın ne demek olduğunu biliyordu,” diyor müzedeki sergi için Mary Shelley’nin yaratım süreci ve canavarına dair malzemeleri seçen Elizabeth Campbell Denlinger ve ekliyor: “Shelley’nin annesiz bir yaratık hakkında yazması hiç şaşırtıcı değil, çünkü o ve canavarı, dünyada yapayalnız kaldılar!”

Bunun Shelley’nin hayatına dair olduğunu düşünebilirsiniz ki 1797’de doğumundan kısa bir süre sonra annesini kaybetmek, hayat hikâyesinin sadece bir parçasıydı.

Henüz 17 yaşlarında, evli şair Percy Shelley’e aşık oldu ve iki yazar, Percy’nin eşini trajik bir şekilde  kaybetmesinden sonra, 1816’da evlendi. Ancak, Percy ve Mary Shelley’nin evliliği de kısa sürdü. Kocası, 1822’de bir yelken kazasında öldü.

Eşi hayatını kaybettiğinde yirmili yaşlarındaydı. Bazı yönlerden, annesi olmayan bir canavarla ilgili bir hikaye yazmış olması şaşırtıcı değildir. Bu, o ve yaratığın, ortak noktalarından biri… Eleştirmenler, canavarın annesiz olduğu gerçeğinin aslında çok önemli olduğunu söylüyor.

Birçok insan yanlışlıkla canavarı “Frankenstein” olarak adlandırdı. Hollywood film yapımcıları, ikisini karıştırmayı çok iyi başardılar. Bununla birlikte, edebiyat uzmanları canavarın isimsiz kalmasının Shelley’nin kitabının teması için önemli olduğunu söylüyor.

Frankenstein’ın yayınlanmasından sonra, Mary Shelley yazmaya devam etti. 1 Şubat 1851’de beyin kanserinden öldü.

Shelley’nin bu dünyaya bıraktığı en önemli mirası, bugün hala hayatta olan canavarıdır.

 

 

 



Ücretsiz Whatsapp Bilgi Hattı
Ücretsiz Whatsapp Bilgi Hattı
HEMEN TIKLA ARA
0 212 233 09 99
HEMEN TIKLA ARA