Coffee Break'te İngilizce pratiği için 6 kolay yol!

Coffee Break’te İngilizce pratiği için 6 kolay yol!

Yeni bir dil öğrenirken pratik yapmak için zaman bulmak en zor şeylerden biridir. Fakat istesek de istemesek de, öğrendiğimiz bilgileri korumak ve geliştirmek için her gün İngilizce pratik yapmak zorundayız. Aksi takdirde ne olur derseniz, eğer İngilizce dersleri alıyor ama ödevlerinizin hiçbirini yapmıyorsanız, bu dili öğrenmeniz epey uzun zaman sürecektir. Evet, kaçınılmaz gerçek bu! Şunu söylediğinizi duyar gibiyiz: “Programımın ne kadar dolu olduğunu biliyor musunuz?” Belki de haklısınız. Yine de İngilizce pratik yapmanın bu kadar da korkulacak bir şey olmadığını kabul etmek, ilk adımı atmak için önemli bir başlangıç olabilir. Ve inanın, tüm yoğunluğunuza rağmen gün içerisinde kolayca İngilizce pratikleri yapabilirsiniz.

Yeni bir dil öğrenirken pratik yapmak için zaman bulmak en zor şeylerden biridir. Fakat istesek de istemesek de, öğrendiğimiz bilgileri korumak ve geliştirmek için her gün İngilizce pratik yapmak zorundayız. Aksi takdirde ne olur derseniz, eğer İngilizce dersleri alıyor ama ödevlerinizin hiçbirini yapmıyorsanız, bu dili öğrenmeniz epey uzun zaman sürecektir. Evet, kaçınılmaz gerçek bu! Şunu söylediğinizi duyar gibiyiz: “Programımın ne kadar dolu olduğunu biliyor musunuz?” Belki de haklısınız. Yine de İngilizce pratik yapmanın bu kadar da korkulacak bir şey olmadığını kabul etmek, ilk adımı atmak için önemli bir başlangıç olabilir. Ve inanın, tüm yoğunluğunuza rağmen gün içerisinde kolayca İngilizce pratikleri yapabilirsiniz.

 

Şimdi de, “Bir günü 24 saatten daha uzun yapmanın bir yolu var mı?” diye sorabilirsiniz. Belki, ama tam olarak değil! Fakat bu süre boyunca sizi meşgul eden şeyleri bir tür İngilizce pratik yapma olanağına çevirebilirsiniz. Bu düşündüğünüz kadar zor değil! Öğle yemeği paydoslarında, coffee break’lerde ya da evde TV izlerken, hatta alışveriş yaparken!

 

Ama en güzel zaman kahve molası elbette! Özellikle de kahve içmeyi seviyorsanız. Şimdi şunu düşünün: Kahveniz makinede demlenirken ne kadar zaman harcıyorsunuz? Beş, yedi, on dakika! İşte bu işin formülü de burada! Gün içerisinde -ekstra zamana ihtiyacınız olmadan- İngilizce pratikleri yapabilmeniz için harika bir önerimiz var. Hatta 6 harika öneri!

 

 

1. Play a game

Bir dili öğrenmenin en eğlenceli yollarından biri de oyunlardır.  Sizlerin de tahmin edeceği gibi İnternet’te onlarca play game var. Yapmanız gereken tek şey, bir seviyeyi ya da turu tamamlamak için sadece beş dakikanızı ayırmak!

İngilizce pratik yapabileceğiniz oyunları seçmeyi unutmayın. (Kolay bir oyunu seçmenin pek bir anlamı yok, değil mi?) Oyunların yanı sıra -ya da oyununuz biter bitmez- bir language learning app’in üzerinden de hızlıca geçebilirsiniz. Bu tür uygulamalar genellikle seviyelere ayrıldığı için, neredeyse ısıtıcının kahve suyunuzu hazırlayacağı sürede, ilk alıştırmalarınızı yapmış olursunuz.

Top tip: Ayrıca Game’lerdeki dil ayarınızı da değiştirebilirsiniz. Bu, telefonunuzda veya bilgisayarınızdaki en sevdiğiniz oyunların İngilizce pratiğinize iki kat destek olması anlamına gelecektir.

2. Read a newspaper

Gazete okuyarak pek çok şey öğrenebilirsiniz; dünya üzerindeki en önemli olaylardan küçük ama ilgi çekici – Oscar töreninde en güzel elbiseyi kim giyiyordu?- olaylara kadar… Ayrıca, gazete okuyarak da pratik yapabilir ve İngilizcenizi geliştirebilirsiniz.

Eğer İngilizcenin konuşulmadığı bir ülkedeyseniz, bu dilde yayımlanan gazeteleri bulmakta zorlanabilirsiniz. Fakat bundan çok daha kolayı ya da harika olanı İnternet’te okuyabileceğiniz pek çok İngilizce sayfa olmasıdır. Google’a girin ve “Newspapers + your target language” yazın! Dünyanızın bir anda değiştiğini ve genişlediğini göreceksiniz.

Gazete sayfalarında mutlaka ilginizi çekecek haberler vardır. Ve bir fincan kahve eşliğinde haber okumak, oldukça nostaljik, ama bir o kadar da keyifli olacaktır.

Top tip: Gazeteler basit bir dil kullanmaya eğilimlidir ancak daha sonra kontrol edebilmeniz için emin olmadığınız ya da anlamadığınız kelimeleri yazmayı unutmayın.

 

3. Listen to a podcast

Podcast’ler kulağınızın İngilizceye alışması için harika bir öğrenme yoludur. Bununla birlikte hedef dile sadık kalmanız, tonlamanızı düzeltmeniz ve dinleme anlayışınızı geliştirmeniz için mükemmel uygulamalardır. Ayrıca günlük programınızda, birdenbire ortaya çıkan minik zamanları doldurmak için de harika birer öğrenme araçlarıdır. Örneğin şehir içinde otobüsle yolculuk ederken, evden postaneye kadar yürürken ya da kahve sırasının size gelmesini beklerken… Cep telefonunuz ve kulaklığınız, bu kısacık sürelerde İngilizce podcast’leri dinlemek için ideal bir öğrenme ortamı oluşturacaktır.

 

4. Write a blurb about your day

Hedef dilde bile olsa, gün boyunca bir şeyler yazmak için zaman bulmak samanlıkta iğne aramak gibidir. Ancak bunu, yapılacaklar listesi yazıyormuş gibi düşünürseniz eğer, (bolca yazdığınızdan eminiz) çok daha kolay bir öğrenme biçimi yakalayabilirsiniz.

Basit cümleler yazmak iyidir. Gün içerisinde asla unutmamanız gereken birkaç notu, İngilizce yazıp, buzdolabının üzerinde yapıştırabilirsiniz. Eğer daha fazla zamanınız varsa, o gün öğle yemeğinin nasıl geçtiğini -yedikleriniz hakkında bir kritik mesela- yazıp, blog sayfanızda yayımlayabilirsiniz. Şans eseri eve erken döndüyseniz ve mutfaktaki hazırlıklara başlamadan önce on beş, yirmi dakikanız varsa, gün içerisinde gözden geçirdiğiniz Best Seller listesi ve satın almak istediğini birkaç kitabı İngilizce not edebilir ve belki uyumadan bir süre önce, bu kitabın İngilizce özetini İnternet’te okuyabilirsiniz. (İşte zaman yaratmak buna denir!) Tüm bunlar yazma becerinizi geliştirecek ve çok daha fazla İngilizce kelime öğrenmenizi sağlayacaktır.

Top tip: Gün içerisinde yapılacaklar listenizi İngilizce yazmayı deneyin. Böylece pek çok kez göz attığınız liste, eklemek zorunda olduğunuz yeni notlarla tam bir pratik yapma eylemine dönüşecektir.

 

5. Run through some flashcards

Yeni bir kelime öğrendiğinizde, anladığınız ve hatırladığınız bir tanımla birlikte mutlaka flashcard’ınıza yazın. Bu kartları istediğiniz gibi yapabilirsiniz. Boyayın, çeşitli resimler yapıştırın ya da karikatürler çizin! Kahve çekirdeklerinin öğütülmesini veya öğlen yemeğinizin mikrodalgada ısınmasını beklerken, bu flashcards’lardan birkaçına hızla göz atıp, hafızanızı test edebilirsiniz.

Top tip: Belirli bir konuyu odaklanan flashcard’ları grup halinde tutun. Böylece benzer kelimeleri ve cümleleri kullanarak bağlantılar kurabilirsiniz.

 

6. Flick through a dictionary

Bir sözlüğü gözden geçirmek çok da kolay değildir. Binlerce kelimeyi düşünün!

Burada hatırlamanız gereken şey, hafızanızı asla kullanmayacağınız belirsiz kelimelerle doldurmamaktır. Bunun yerine, dün akşam İngilizce dersinde öğrendiğiniz kelimelere bakın ya da merak ettiklerinizi inceleyin.

Sözlük taraması zordur, bu yüzden belki de pratik yapmak istediğiniz kelimelerin listesini yazmak ve anlamlarını not almak, ödevinize odaklanmanıza yardımcı olacaktır.

Top tip: Bir kelimeyi ve anlamını öğrendikten sonra bu bilgiyi korumak için birkaç cümle oluşturun; bu örnek cümleyi bir flashcard’a da yazabilirsiniz.

 




Ücretsiz Whatsapp Bilgi Hattı

Ücretsiz bilgi almanız için sizi arayalım!