(0212) 233 09 99
×

Blog

Bir cankurtarana mı ihtiyacınız var? İngilizce öğrenirken yaşadığınız zorluklar büyük bir okyanusta kaybolduğunuz hissine kapılmanıza mı neden oluyor? Haklı olabilirsiniz çünkü herhangi bir yardım almadan doğru yönü bulmak pek de kolay değildir. Fakat dil öğrenirken yaşadığınız bu zorlukların üstesinden gelmek düşündüğünüzden daha kolay!  Üstelik bu zorlukları çeken sadece siz değilsiniz. Sınıf arkadaşlarınızın ve diğer İngilizce öğrenenlerin de muhtemelen aynı problemleri yaşadığına emin olabilirsiniz. Muhtemelen onlar da stresli bir dersin ya da sınavın ardından saçlarını çekiştirip, kahve üzerine kahve içiyorlardır. Aslında İngilizce öğrenirken bu tür zorlukların üstesinden gelmek bir grup olarak daha kolaydır. Grup eğitimi, öğrenmeyi daha eğlenceli hale getirir ve zor İngilizce konuları hakkında hissettiğiniz stresi azaltır. Bununla birlikte İngilizce birebir eğitim de, okyanusta en önemli cankurtaranınız olmaya adaydır.
Devamı İçin Tıklayın
İngilizce “Idioms” olarak tanımlanan deyimler, eğlenceli, renkli ve kendine has anlamları olan ifadelerdir. Kelime anlamlarının tamamen dışında, oldukça farklı ifadelere sahip olan bu İngilizce sözcük gruplarını öğrenmek -gerçekçi olmak gerekirse- pek de kolay değildir. Örneğin “It’s raining cats and dogs” deyiminin gerçek anlamı nedir ve daha da ilginci insanlar fırtınalı havalar için neden bu deyimi kullanırlar? Önce birinci soruya cevap verelim: İngilizce deyimler asla direkt olarak çevrilemezler.
Devamı İçin Tıklayın
Ana dili İngilizce olanlarla çok daha doğru cümlelerle diyalog kurmak ister misiniz? Bunun için ilk adımı “How are you?” sorusuna vereceğiniz cevapla atabiliriz. Size bu soru sorulduğunda doğru cevabı verdiğinizden nasıl emin olursunuz? Çok zor değil, sadece nasıl hissettiğinizi İngilizce olarak söyleyeceksiniz. İşte püf noktası burada gizli, çünkü cevabınız her zaman tam olarak doğru olmayacaktır.
Devamı İçin Tıklayın
Ernest Hemingway, 1954 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan ünlü bir Amerikalı yazardır. Hemingway’in  The Sun Also Rises isimli romanı şu kelimelerle son bulur: “Yes,” I said. “Isn’t it pretty to think so?” Bu makalede, “Isn’t it pretty to think so.” cümlesindeki gramer yapısını ve İngilizce konuşanların kısaltılmış cümleleri nasıl kullandıklarını inceleyeceğiz. Ayrıca filmler, kitaplar ve diğer kurgu eserlerdeki diğer kısa cümleleri göreceğiz.
Devamı İçin Tıklayın
İngilizce öğrenmek için pek çok yöntem var. Bunlardan birinin İngilizce kursu diğerinin ise Instagram olduğunu biliyor musunuz? Peki, en son ne zaman bir kartpostal aldığınızı hatırlıyor musunuz? Bir zamanlar arkadaşlarımıza, dostlarımıza ve sevdiklerimize kartpostallar gönderirdik. Muhteşem yılbaşı kartpostalları, bayram tebrikleri ya da dünyanın diğer ucundan gönderdiğimiz tatil manzaralı kartlar! Yaşadığımız yüzyılda hiç kimse -belki birkaç kişi dışında- birbirine kartpostal göndermiyor. Fakat Internet’te bu sevimli kartpostallara çok benzeyen bir şey var: Biz ona Instagram diyoruz!
Devamı İçin Tıklayın
Ailenizde hiç ikiz var mı? Arkadaşlarınızın arasında birbirine tıpatıp benzeyenler var mı? Belki de sizin bir benzeriniz ya da ikiniz var! İkizler kardeştir ve her ikisi de aynı anda doğar. Neredeyse tamamen birbirlerine benzerler. Buna rağmen kişilikleri tamamen birbirlerinden farklı olabilir. Bununla birlikte birbirlerine benzemeyen ama aynı kişilikleri ve zevkleri paylaşan ikizler de var. İlginç, değil mi? Daha enteresan olan şey, İngilizce dilinde bile bazı kelimelerin ikizlerinin olmasıdır. Bazı kelimelerin anlamları birbirine çok yakındır ama farklı işlevleri ve kullanımları vardır. Bazıları ise aşağı yukarı aynı anlamı taşır. Örneğin dün gece yediğiniz pizza için “delicious” kelimesini kullanabileceğiniz gibi “tasty”, “yummy” hatta “mouthwatering” gibi eş anlamlı kelimeleri kullanabilirsiniz.
Devamı İçin Tıklayın
Şimdi, 1991 yapımı Amerikan filmi “City Slickers”ı izlediğinizi hayal edin. Film, oldukça mutsuz bir adamı ve onun iki arkadaşının başından geçenleri anlatır. Üç adam, günlük problemlerinden kısa bir süre de olsa uzaklaşmaya karar verirler ve Amerika’nın güneybatısına doğru kısa bir yolculuğa çıkarlar.Filmde şöyle bir diyalog duyarsınız:"When you're a teenager, you think you can do anything – and you do. Your twenties are a blur. Thirties, you raise your family, you make a little money and you think to yourself, 'What happened to my twenties?"
Devamı İçin Tıklayın
İngilizce konuşanlar neden “easy as ABC?” der? Hiç düşündünüz mü? (Anadili İngilizce olanlar için alfabe de çok zor olmasa gerek!) Oysa İngilizce alfabe ilk bakışta basit görünse de pek kolay değildir. Her dilde olduğu gibi İngilizcedeki harflerin de farklı telaffuzları vardır. Kötü haber, bu harflerin pek çoğu anadilinizden oldukça farklıdır. Fakat endişelenmeyin! İngilizce alfabe telaffuzunu öğrenmenin birçok yolu var.
Devamı İçin Tıklayın
Aktör Sean Connery, 1964 yapımı aksiyon filmi Goldfinger’da İngiliz gizli ajanı James Bond rolüyle karşımıza çıkar. Bond, ya da Gizli Ajan 007, tercih ettiği içeceği ile ünlüdür: Bir martini! İçkisinin her zaman aynı şekilde hazırlanması ister. Filmdeki kısa diyaloğa birlikte göz atalım:Can I do something for you, Mr. Bond?Just a drink. A martini. Shaken, not stirred.Bu makalede, İngilizce gramer yapısı içindeki bu tür kelimeleri öğreneceğiz ve kısa cümle ya da cevapların günlük yaşamda nasıl kullandıklarını göreceğiz.
Devamı İçin Tıklayın
İngilizce dili lego parçaları gibidir. Eğer sağlam bir bina inşa etmek istiyorsanız, ilk birkaç blogu doğru yere koymanız gerekir. Temel İngilizce cümlelerini öğrenmek işte bu nedenle çok önemlidir. Kendi cümlelerinizle harika bir kale inşa etmeden önce temel grameri iyi bilmelisiniz. İngilizcede ya da diğerlerinde harika olan şey, gramer kurallarını öğrenme aşamasından sonra, dile kolayca adapte olmanızdır. Bir adım daha ileri gidersek, bazı temel ve kolay cümleleri öğrenerek, genel İngilizce konuşmaları anlamak için kendinize yardımcı olabilirsiniz.
Devamı İçin Tıklayın
Her yıl, yağmur, kar ya da dolu fırtınaları, kış mevsimlerinde sıklıkla karşılaştığımız hava durumlarıdır. Bu nedenle çoğumuz hava durumunu İnternet, telefon ya da TV kanallarındaki raporlarla takip ediyoruz. Havanın son durumunu -şu anı ya da bir iki saat içerisinde neler olacağını- öğrenmek, ofise, alış verişe veya herhangi bir yere giderken hepimiz için önem taşıyor. -Yağmurlu bir günde kim şemsiyesiz sokağa çıkmak ister ki?- Belki de gün içerisinde birbirimize en çok şu soruyu soruyoruz: What’s the weather like in your city today?
Devamı İçin Tıklayın



Ücretsiz Whatsapp Bilgi Hattı
HEMEN TIKLA ARA
0 212 233 09 99
HEMEN TIKLA ARA