(0212) 233 09 99
×

Blog

Ernest Hemingway, 1954 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan ünlü bir Amerikalı yazardır. Hemingway’in  The Sun Also Rises isimli romanı şu kelimelerle son bulur: “Yes,” I said. “Isn’t it pretty to think so?” Bu makalede, “Isn’t it pretty to think so.” cümlesindeki gramer yapısını ve İngilizce konuşanların kısaltılmış cümleleri nasıl kullandıklarını inceleyeceğiz. Ayrıca filmler, kitaplar ve diğer kurgu eserlerdeki diğer kısa cümleleri göreceğiz.
Devamı İçin Tıklayın
İngilizce öğrenmek için pek çok yöntem var. Bunlardan birinin İngilizce kursu diğerinin ise Instagram olduğunu biliyor musunuz? Peki, en son ne zaman bir kartpostal aldığınızı hatırlıyor musunuz? Bir zamanlar arkadaşlarımıza, dostlarımıza ve sevdiklerimize kartpostallar gönderirdik. Muhteşem yılbaşı kartpostalları, bayram tebrikleri ya da dünyanın diğer ucundan gönderdiğimiz tatil manzaralı kartlar! Yaşadığımız yüzyılda hiç kimse -belki birkaç kişi dışında- birbirine kartpostal göndermiyor. Fakat Internet’te bu sevimli kartpostallara çok benzeyen bir şey var: Biz ona Instagram diyoruz!
Devamı İçin Tıklayın
Ailenizde hiç ikiz var mı? Arkadaşlarınızın arasında birbirine tıpatıp benzeyenler var mı? Belki de sizin bir benzeriniz ya da ikiniz var! İkizler kardeştir ve her ikisi de aynı anda doğar. Neredeyse tamamen birbirlerine benzerler. Buna rağmen kişilikleri tamamen birbirlerinden farklı olabilir. Bununla birlikte birbirlerine benzemeyen ama aynı kişilikleri ve zevkleri paylaşan ikizler de var. İlginç, değil mi? Daha enteresan olan şey, İngilizce dilinde bile bazı kelimelerin ikizlerinin olmasıdır. Bazı kelimelerin anlamları birbirine çok yakındır ama farklı işlevleri ve kullanımları vardır. Bazıları ise aşağı yukarı aynı anlamı taşır. Örneğin dün gece yediğiniz pizza için “delicious” kelimesini kullanabileceğiniz gibi “tasty”, “yummy” hatta “mouthwatering” gibi eş anlamlı kelimeleri kullanabilirsiniz.
Devamı İçin Tıklayın
Şimdi, 1991 yapımı Amerikan filmi “City Slickers”ı izlediğinizi hayal edin. Film, oldukça mutsuz bir adamı ve onun iki arkadaşının başından geçenleri anlatır. Üç adam, günlük problemlerinden kısa bir süre de olsa uzaklaşmaya karar verirler ve Amerika’nın güneybatısına doğru kısa bir yolculuğa çıkarlar.Filmde şöyle bir diyalog duyarsınız:"When you're a teenager, you think you can do anything – and you do. Your twenties are a blur. Thirties, you raise your family, you make a little money and you think to yourself, 'What happened to my twenties?"
Devamı İçin Tıklayın
İngilizce konuşanlar neden “easy as ABC?” der? Hiç düşündünüz mü? (Anadili İngilizce olanlar için alfabe de çok zor olmasa gerek!) Oysa İngilizce alfabe ilk bakışta basit görünse de pek kolay değildir. Her dilde olduğu gibi İngilizcedeki harflerin de farklı telaffuzları vardır. Kötü haber, bu harflerin pek çoğu anadilinizden oldukça farklıdır. Fakat endişelenmeyin! İngilizce alfabe telaffuzunu öğrenmenin birçok yolu var.
Devamı İçin Tıklayın
Aktör Sean Connery, 1964 yapımı aksiyon filmi Goldfinger’da İngiliz gizli ajanı James Bond rolüyle karşımıza çıkar. Bond, ya da Gizli Ajan 007, tercih ettiği içeceği ile ünlüdür: Bir martini! İçkisinin her zaman aynı şekilde hazırlanması ister. Filmdeki kısa diyaloğa birlikte göz atalım:Can I do something for you, Mr. Bond?Just a drink. A martini. Shaken, not stirred.Bu makalede, İngilizce gramer yapısı içindeki bu tür kelimeleri öğreneceğiz ve kısa cümle ya da cevapların günlük yaşamda nasıl kullandıklarını göreceğiz.
Devamı İçin Tıklayın
İngilizce dili lego parçaları gibidir. Eğer sağlam bir bina inşa etmek istiyorsanız, ilk birkaç blogu doğru yere koymanız gerekir. Temel İngilizce cümlelerini öğrenmek işte bu nedenle çok önemlidir. Kendi cümlelerinizle harika bir kale inşa etmeden önce temel grameri iyi bilmelisiniz. İngilizcede ya da diğerlerinde harika olan şey, gramer kurallarını öğrenme aşamasından sonra, dile kolayca adapte olmanızdır. Bir adım daha ileri gidersek, bazı temel ve kolay cümleleri öğrenerek, genel İngilizce konuşmaları anlamak için kendinize yardımcı olabilirsiniz.
Devamı İçin Tıklayın
Her yıl, yağmur, kar ya da dolu fırtınaları, kış mevsimlerinde sıklıkla karşılaştığımız hava durumlarıdır. Bu nedenle çoğumuz hava durumunu İnternet, telefon ya da TV kanallarındaki raporlarla takip ediyoruz. Havanın son durumunu -şu anı ya da bir iki saat içerisinde neler olacağını- öğrenmek, ofise, alış verişe veya herhangi bir yere giderken hepimiz için önem taşıyor. -Yağmurlu bir günde kim şemsiyesiz sokağa çıkmak ister ki?- Belki de gün içerisinde birbirimize en çok şu soruyu soruyoruz: What’s the weather like in your city today?
Devamı İçin Tıklayın
İngilizce cümleleriniz konusunda kendinize güvenmiyor musunuz? Cümleleriniz kısa bacaklı bir sandalye gibi sallanıyor mu? (Bu hiç de iyi değil!) Sizin de bildiğiniz gibi iyi bir cümle yapısı, etkili bir iletişimin en güçlü anahtarıdır. İngilizce bir cümlenin hangi bölümlerden oluştuğunu ya da kelimelerin nasıl doğru sıralanacağını bilmiyorsanız, ne yazık ki cümlelerinizin dağılması kaçınılmazdır. Bu makalede, gramer olarak doğru cümle yapılarını nasıl yazacağınızı ve konuşacağınızı birlikte inceleyeceğiz.
Devamı İçin Tıklayın
Yeni bir dil öğrenirken pratik yapmak için zaman bulmak en zor şeylerden biridir. Fakat istesek de istemesek de, öğrendiğimiz bilgileri korumak ve geliştirmek için her gün İngilizce pratik yapmak zorundayız. Aksi takdirde ne olur derseniz, eğer İngilizce dersleri alıyor ama ödevlerinizin hiçbirini yapmıyorsanız, bu dili öğrenmeniz epey uzun zaman sürecektir. Evet, kaçınılmaz gerçek bu! Şunu söylediğinizi duyar gibiyiz: “Programımın ne kadar dolu olduğunu biliyor musunuz?” Belki de haklısınız. Yine de İngilizce pratik yapmanın bu kadar da korkulacak bir şey olmadığını kabul etmek, ilk adımı atmak için önemli bir başlangıç olabilir. Ve inanın, tüm yoğunluğunuza rağmen gün içerisinde kolayca İngilizce pratikleri yapabilirsiniz.
Devamı İçin Tıklayın
Günün herhangi bir saatinde belki eskilerden, belki de yeni duyduğunuz bir şarkının birkaç satırı dilinize takılır. Şarkı güzel olmasın güzeldir ama olduk olmadık zamanda aklınıza gelmesi, istemsiz dudaklarınızdan dökülmesi bir süre sonra canınızı sıkmaya başlar. Fakat ne yaparsanız yapın, bu melodiyi bir türlü durduramazsınız. Ta ki yeni bir tanesi kulağınıza yerleşip, dilinize takılıncaya kadar! Fakat endişelenmeyin! Bu melodilerin ve tabii kısa cümlelerle dilinize takılan şarkı sözlerinin çok önemli bir faydası var: İngilizce kelime pratiği! TV’de ya da YouTube'da izlediğiniz herhangi bir kısa film, komedi ya da bir dramdan kulağınıza misafir olan melodileri artık hiç sıkılmadan gün içerisinde tekrarlayabilir, böylece İngilizcenizin gelişmesine yardımcı olabilirsiniz. İngilizce şarkı sözleri ile öğrenmek bir yandan eğlenceli diğer yandan son derece yararlı bir pratiktir. Peki, bunu nasıl yapacaksınız?
Devamı İçin Tıklayın
Kabul etmeliyiz ki, “Hello! How are you?” cümlesi, en popüler ya da en sık başvurduğumuz -en basit- tanışma kelimesidir.  Bir diğer deyişle, İngilizce günlük konuşmalar, basit bir sokak dilinden oluşur. İngilizce dersleri; sınavlara, alıştırmalara, lise ve üniversiteye hazırlanmanıza ya da bir iş seyahati için ihtiyacınız olan kelimeleri öğrenmenize yardımcı olabilir.  Ama sizi bir Cuma akşamı için -muhtemelen arkadaşlarınızla birlikte bir restoran ya da parti buluşması- asla hazırlamayacaktır. -Aslında partide çevrenizdekilerle diyalog kurmak için ihtiyacınız olan neredeyse sokak İngilizcesidir.- Bir dili öğrenmenin bu kadar zor olmasının temel nedeni, eğitim materyallerinin “gerçek yaşam” ya da sokak dili ile örtüşmemesidir. Temel gramer, ortak sorular, anahtar sözcük öbekleri ve kelimeleri öğrenmek kesinlikle gerekli olsa da, sokaktaki insanlarla iletişim kurabilmek için İngilizceyi onların dilinde konuşmanız gerekir.
Devamı İçin Tıklayın



Ücretsiz Whatsapp Bilgi Hattı
Ücretsiz Whatsapp Bilgi Hattı
HEMEN TIKLA ARA
0 212 233 09 99
HEMEN TIKLA ARA